
Bir zamanlar, güneşin altın ışıklarının ağaçların arasından süzüldüğü, rengarenk çiçeklerle bezeli bir orman vardı. Bu ormanın tam ortasında, yemyeşil otlarla çevrili, pırıl pırıl bir göl bulunurdu. Göl o kadar durgundu ki, üzerine düşen her şeyin aynısını, sanki sihirli bir ayna gibi gösterirdi. Bu ormanda, meraklı ve güler yüzlü bir çocuk yaşardı. Adı Aydede'ydi. Aydede, her gün ormanda keşfe çıkmayı çok severdi. Bir gün, uzun bir yürüyüşün ardından, daha önce hiç görmediği bu gizemli göle rastladı. Çok heyecanlandı! Hemen gölün kenarına oturdu ve suya bakmaya başladı. Suyun içinde kendi yansımasını gördü. Ama bir şey çok tuhaftı. Yansıması ona gülümsüyor ve el sallıyordu!

Aydede şaşkınlıkla, 'Merhaba!' dedi. Suyun içindeki yansıması da aynı anda, 'Merhaba!' diye karşılık verdi. Aydede, 'Sen ben misin?' diye sordu. Yansıması, 'Hem evet, hem hayır. Ben senin gölgendeki sesinim. Bu göl sihirlidir. Burada her şey konuşabilir, ama sadece gerçekten dinlemek isteyenler duyabilir' dedi. Aydede çok heyecanlanmıştı. Yansımasına, 'Peki, benimle oyun oynar mısın?' diye sordu. Yansıması hemen, 'Tabii ki! Hadi saklambaç oynayalım. Ama kurallar biraz farklı. Sen bir hareket yapacaksın, ben de aynısını yapacağım. Bakalım kim kimi şaşırtacak?' dedi. Aydede hemen ayağa kalktı ve kollarını iki yana açtı. Yansıması da aynısını yaptı. Sonra tek ayağının üzerinde zıpladı. Yansıması da zıpladı. Ama Aydede çok hızlı dönmeye başlayınca, yansıması da döndü ve ikisi birlikte gülmeye başladılar. O kadar eğlendiler ki, gölün etrafı kahkahalarla doldu.

Oyun bittikten sonra, biraz soluklanmak için tekrar oturdular. Yansıması, 'Sana bu gölün sırrını anlatayım mı?' diye sordu. Aydede merakla başını salladı. 'Bu göl,' diye anlatmaya başladı yansıması, 'sadece görüntüleri değil, kalpteki duyguları da yansıtır. Eğer mutluysan, ben de mutlu görünürüm. Eğer üzgünsen, ben de üzgün olurum. Bazen insanlar kendi içlerinde neler hissettiklerini anlamak için buraya gelirler. Çünkü dışarıya nasıl göründüğümüz, içimizdeki duygularla çok bağlantılıdır.' Aydede bunu düşündü. Sonra yansımasına, 'Peki sen hep benimle misin?' diye sordu. Yansıması nazikçe gülümseyerek, 'Ben senin bir parçanım, Aydede. Sen nereye gidersen git, seninle olacağım. Ama unutma, en güzel yansıma, içimizdeki iyilik ve neşe ile parladığımız zamandır. Bunu göstermek için sihirli bir göle ihtiyacın yok. Sadece gülümsemen yeterli' dedi.

Güneş yavaş yavaş batmaya başlamıştı ve gökyüzü turuncu, pembe ve mor renklere bürünmüştü. Aydede, evine dönme vakti geldiğini anladı. Yansımasına veda etmek için ayağa kalktı. 'Gitmem gerekiyor. Ama seni tekrar görebilir miyim?' diye sordu. Yansıması, 'Elbette! Ben her zaman buradayım. Ayrıca, hatırla, sen evindeki aynada, hatta bir su birikintisinde bile beni görebilirsin. Her zaman seninleyim. Sadece içine bak ve dinle' dedi. Aydede mutlu bir şekilde gülümsedi ve yansıması da aynı mutlulukla karşılık verdi. Son bir kez el sallayıp ormandan evine doğru yürümeye başladı. Yolda, bir su birikintisinin önünden geçerken durdu ve içine baktı. Orada da küçük, gülen yansımasını gördü. İçi sıcacık oldu. Artık sadece dış görünüşünün değil, içindeki iyi duyguların da ne kadar önemli olduğunu biliyordu.

Aydede evine vardığında, annesi onu kapıda karşıladı. 'Nerede kaldın tatlım? Çok merak ettim' dedi. Aydede, gözleri parlaya parlaya, 'Anne, sihirli bir göl buldum! Ve kendi yansımla konuştum!' diye heyecanla anlatmaya başladı. Annesi gülümseyerek onu dinledi. Aydede, gölün ona öğrettiği her şeyi, duyguların yansımasını ve içimizdeki neşenin önemini anlattı. Annesi onu kucakladı ve 'Ne güzel bir şey öğrenmişsin. Demek ki bugün sadece bir göl değil, kendin hakkında da çok şey keşfetmişsin' dedi. O gece, Aydede uykuya dalarken, aklında hep o sihirli göl ve konuşan yansıması vardı. Rüyalarında, gölün kenarında dans ediyor ve yansımasıyla şarkı söylüyordu. Ertesi gün ve ondan sonraki tüm günlerde, Aydede her aynaya veya suya baktığında, içindeki neşeyi hatırladı ve büyük bir gülümsemeyle kendi yansımasına 'Merhaba!' dedi. Çünkü artık biliyordu ki, en büyük sihir, kendi kalbimizde saklıydı.